İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü
Türkiye’de Yükseköğretimde Felsefe Eğitimi Sempozyumu
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Cumhuriyet’in 100. Yılı Etkinlikleri kapsamında bir dizi akademik, bilimsel organizasyon tertip edecektir. Aylık konferanslar ve belli periyotlarla düzenlenecek panellerin yanı sıra en geniş katılımlı etkinlik Çağdaş/Modern Türkiye’de Yüksek Öğretimde Felsefe Eğitimi temalı sempozyum olacaktır.
Her millet dilinin imkânları ve kültür havzasının sürekliliğiyle bir dünya inşa ederek varlığını içe ve dışa aşikâr kılmaya çalışır. Cumhuriyet dönemi bu aşikâr kılma ediminin bir parçası olarak III. İstanbul Felsefe çevresinin kaynaklarından biri olmuştur. Bu dönemde, 1869 tarihinde yürürlüğe giren Maarif-i Umumiye Nizâmnâmesi’nde Felsefe ve Edebiyat şubesiyle yeni kurumlarda ilk felsefe eğitimi tecrübesine geçilmiş ve Dârülfünûn programlarındaki tedrici değişikliklerle Cumhuriyet dönemine ulaşılmıştır. Bu dönem kavramlar, metinler ve gelenekler açısından farklı tecrübelerin bir araya getirilmeye çalışıldığı yeni bir maya arayışıdır. Bu arayış II. İstanbul Felsefe çevresiyle şekillenen Anadolu’nun entelektüel coğrafyasını içten ve merkezde yer alan yeni tecrübelerle ilişkilendirerek bir kırılmayı, bir buhranı, bir sınır noktasını aşmaya davettir. Cumhuriyet döneminde felsefe III. İstanbul Felsefe çevresiyle birlikte bu davetin seyrinde önemli duraklardan biri olmuştur.
Farklı temaların öne çıkarılacağı sempozyumda felsefe bölümlerinin kurumsal yapıları, bölümlerin bilimsel faaliyetleri, akademik personelin üretimi, felsefe bölümlerine gelen öğrencilerin beklentileri, kazanımları konularına odaklanılması uygun görülmüştür. Daha özel anlamda Türkiye’de felsefe bölümlerinin yapısı, akademik üretimleri, lisans ve lisansüstü düzeydeki eğitim programları tüm yönleriyle ayrıntılı bir şekilde ele alınacaktır.
Türkiye üniversitelerindeki akademisyenlerin ve ilgili konular üzerine fikirleri olan entelektüellerin verilere dayalı tespitlerinin ve tahlillerinin beklendiği sempozyumun yüksek düzeyde bir akademik müzakere ve tartışma ortamına sahne olması umulmaktadır. Bu itibarla belli tebliğci ve müzakereci isimlere davet yapılacağı gibi çağrı metni yayınlandıktan sonra katkı verecek başka isimlerin bu fikir ve müzakere meclislerine katılımı beklenmektedir.